16 Haziran 2012 Cumartesi
10 Haziran 2012 Pazar
'vakitlice' bi insan olamadım galiba... doğal bi sıralamaya tabi olan şeylerin vakitlerini, iki fikir ve söz dizisine bir bükük dudak ve tek omuz kaldırma hareketi ile bilinmez vakit öteye ittim. 'vaktinde' kim ne anlattıysa, kimin hayatıyla karıştırdıysam kendiminkini; yaşanmış, görülmüş saydım vakti geleni.. yoğun bi pişmanlık ve de kızgınlık duygularıyla yazmıyorum bunları. zira çoğunun ardından devasa geniş adımlarla yetiştim gecikmiş olsam da. güneşli ve nispeten rahat bi günde küçük bi tahlil niteliğinde asıyorum buraya. çünkü...
bir gözlem vaktinin daha sonuna geldik, içimdeki tüm kişiliklerle birlikte.. ilk etaptı bu ve sonunda etrafımızdaki insanlar hakkında yeterince gözlemimiz, hissiyatımız, merhametimiz ve gaddarlığımız var artık. kelimelerimiz sertlikten daha az korkuyor artık, zira kelimeler cesaret kazanmadıkça sonraki etaplara geçmek pek mümkün olmuyor burada. kabarıp karşıma dikilmiş merakımı kışkışlamak, ilk tahlil sonuçlarıyla genel geçer bilgiler yaratmak niyetinde değilim. bi sonraki etaptayız artık.. ilk yazan ben olmayacağım, herkes bişeyler bırakacak buraya, kaç etap sonra olur bilmem ama ihtiyaç kalırsa derleyecek lafları söylerim ben de.. nefesim yeterse...
bir gözlem vaktinin daha sonuna geldik, içimdeki tüm kişiliklerle birlikte.. ilk etaptı bu ve sonunda etrafımızdaki insanlar hakkında yeterince gözlemimiz, hissiyatımız, merhametimiz ve gaddarlığımız var artık. kelimelerimiz sertlikten daha az korkuyor artık, zira kelimeler cesaret kazanmadıkça sonraki etaplara geçmek pek mümkün olmuyor burada. kabarıp karşıma dikilmiş merakımı kışkışlamak, ilk tahlil sonuçlarıyla genel geçer bilgiler yaratmak niyetinde değilim. bi sonraki etaptayız artık.. ilk yazan ben olmayacağım, herkes bişeyler bırakacak buraya, kaç etap sonra olur bilmem ama ihtiyaç kalırsa derleyecek lafları söylerim ben de.. nefesim yeterse...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)