Öhü öhhüü
Evet, başlıyorum sanırım yeni bi uğraşıya daha. Böyle karşısına geçip de bişeyler yazmaya çalışınca, daha yeni tanıştığın birine en derininde olanları aniden vermek zorunda bırakılmış gibi garip bi duyguya kapılıyo insan. Neyse ki kelimeleri seçip fikrini derlemeye, içinden vermeye başladığın vakit ne adı zorundalık oluyo ne de karşındaki yabancı. Tabi bu yazı bu esnekliğin de dışında biraz. Her ne kadar harfleri tanıyor, kendimi elinde, koynunda rahat hissediyor olsam da girizgahtır bu yazdığım ve o yüzden de kurması zordur harf kombinasyonlarını. Kimse okusun diye beklemiyorum şimdilik, bu yüzden de herkesten önce boşluğa tanıtıyorum kendimi. Ordan burdan toplayıp da eteğimde biriktirdiğim; kimini işlediğim, kiminin karşısında çocuk, saf, bilmez, cahil kaldığım ama öğrenmeye, çözmeye hevesli koşturup durduğum sessizliğinden koktuğum hallerimle yanaştım boşluğun kıyısına. Al işte, eteğimde biriktirdiklerimden işlenmiş bi parça sana; sessizliğimden korkuyorum. O yüzden hep gürültü çıkarıyorum artık. El çırpıyorum, kapılara vuruyorum, naralar atıp küfürler ediyorum ağızlar dolusu. Belki de bu yüzden sonunu göremediğim kocaman boşluk, dayadım ağzımı ağzına bağırıyorum bir ucundan diğer ucuna.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder