sanki yine bi vakit geldi... yine denemek için yeni bi vakit. biraz can yakıcı, sıkıcı, üzücü bi durum olsa da alışkanlıklarından vazgeçme, bi adım atmak gerek yine galiba. işten ayrılmaya karar verdim. arkasından ya yeni bir iş yahut hevesim dürtüklediği bir avrupa gezisi gelicek. bikaç ay daha beklemek gerek şimdilik...
neyse.. aslında iyi ve kötünün harmanıydı bu zamanlar.. bu zamanlarda iyisi diyebileceğim şeyler yaptım. isten çıkara çıkmaz bi filme yetiştim, tıpkı öğrenciliğimde olduğu gibi geniş adımlarla. beyoğlu nda küçük bir sinema salonunun ekranın en rahat görebileceğim orta noktasını hesapladım ve yeniden hayale daldım... 'azrail i beklerken' filmdeki adam yatağının başucunda ona baktım. sevdiceğinin peşinden koşarken bi adım arkasında konuşlandım. ciğerine çektiği sigara dumanını dışarı verirken kapalı mekan yasağını çiğneyip burnuma gelenden nasiplendim :) türk filmleri gibi bitirdikleri sonunu izlerken, çocukluğumun hatrına eyvallah çekip sorgulamadan fazla hatırlanacak sahnelerime ekledim.
bir de bir çift ses vardı, dedikleri dili anlamadığım. araya vasıta koymadan dinledim, tavana değdikten sonra sesleri, kulağıma geldi. iyisiydi bunlar son vakitlerimin..
neyse, mesai başlamadan evvel bir zor karar bir de iyi zamanlar bırakmış olayım şimdilik. ne kötüsünü tek başına yazabiliyorum buraya, ne de iyisini... karma bi hayat bu; hem karılarak ve dahi kavrularak yaşıyorum... bi de bu aralar sık sık sabrediyorum...
Bu kaçıncı oldu? Böyle ballandıra ballandıra anlatıyorsunuz ya; bir sabah aceleyle yazılmış bi istifa dilekçesine sebep olacaksınız! (YAPAMAZ)
YanıtlaSil:)
:)
YanıtlaSilcv hazırlamak işi çok sıkıntılı ama... dilekçenin yanına bi tane de ondan hazır tutmanı tevsiye ederim :)
şaka bi yana, 'olmuyorsa zorlama çok fazla' diye kemiksiz dillerin söylediği bi laf vardır ya, klasik ama bazen doğru diyo galiba.. tekrar tekrar anlıyorum bu aralar.. sadece yanlış kararlar vermekten korktuğumu fark ediyorum, durmama neden olan bu korkudan sıyrılıp alelacele de olsa bi karara bağlanmaya çalışıyorum akabinde. öyle bi kısır döngü yani..
bu arada bu yazdıklarımla başını ağrıtıyo olabilirim şu anda :( ama yine de eksiltmeden ve de daha fazla uzatmadan yolluyorum şimdi ;)
Ben de neden başım ağrıdı diyordum :)
SilYanlış kararlar vermekten korkmak... 'Fırsat maliyeti' kavramı ömrümüzü çürüttü.
:))
YanıtlaSilfırsat maliyeti...
bi de şöyle bişey var; hiç bişeyin default maliyeti yok. mali değerini verirken kararsız kalmak meselesi var bi de... böyle bi sürü şey işte ..:)