17 Ağustos 2012 Cuma
13.08.2012 tarihinden;
bir devir, öğlen arasında acele ile yazılmış bikaç cümle ile kapatılabilir. nizamına önem verilmemiş, ne kadar zorlasan da harflerin başka şekilde bir araya gelmeyeceğini bildiğin söz dizleri oluşturulabilir. ürktüğünden yapabilir insan bunu, yahut safi cesaretinden. daha fazla şarkıyı keder ortağı diye mimlemekten, kedilerin sırnaş halleri altındaki mayışık hüzünden, midye dolmasına, şehriye çorbasına tadından fazlası varmış gibi bakan romantik gurme damağından ürkebilir insan... yahut silme cesaretten olabilir, daha başka neler olabilir dürtüsünden.. 'birinin' tekrarına düştüğün noktada sınırına dayandığını bilip yeniden sonsuzun peşine düşmek isteğinden de öyle.
kişisel tarihçemin kıymet verdiğim notlarını düştüğüm bu yerin ilk sayfalarında ona dair de sözler vardı. zira peşimde hep izi vardı. biz bi devri sözsüz kapama isteğindeydik çünkü tam da bu anda kelimelere karşı güvensizdik. sustuk...
susarak devir kapamak hükümsüzmüş galiba... aylar sonra ses istendi, biz ise kapanış için 'söz' verdik...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder