Belki de bi önceki yazımda söylediğim söz işe yarıyordur.
Bundan 5-6 sene öncesinde ilk kez tren yolculuğuna çıktığımda duyduğum bişey geldi aklıma. Trende çaprazımızda oturan bi aile vardı; anne-baba ve iki küçük çocuğu. Trenin başlarda ilginç gözüken neyi varsa vakit geçtikçe cazibelerini yitiriyorlar, çocuklar da haliyle sıkılmaya başlıyorlardı. İki küçük kardeş kısa süren tren keşfinden sonra; doğaldır ki uyduruk oyunlar oynamaya, oyunların sonunda mızıkçılıklar, kavgalar etmeye en sonunda da sızlanmaya başladılar. Babası çocuklarının sınırı aşmaya başladığına kanaat getirdiği vakit gözlerini iri iri açıp bikaç kelime söyledi: " Akıllı durun, bak sizi kokora veririm haaa!!". Sesler kesildi.
Kokor?? Babanın sihirli, çocukların kabus sözcüğü anlaşılan. zırıl zırıl ağladıkları anda bile bıçak gibi kesebildi seslerini. O gün bilsem önceki yazımda söylediğim lafı, babalarına karşı söylemelerini isterdim, kokora karşı yani. Ya da uydurma başka bi lafla...Öyle aklıma geliverdi işte.
Dün epey yürüdüm. pazar günü için kör sayılabilecek saatlerde, üstelik balat, unkapanı, eminönü civarlarında. Ben aceleyle gideceğim adresi ararken "peşim sıra kara şovalyeler kovalıyorlar, eski binaların içine gizlenmiş kurtlar beni izliyor, afallama anımı kolluyorlardı. Ben aslında bi labirentin içine düşmüştüm, girdiğim sokaklar ya çıkmaz olanlara ya da geldiğimin aynısına benzeyen sokaklara açılıyordu. şaştım, ürktüm ama belli etmedim, koştum, koştum, az gittim uz gittim sonunda buldum." demiycem tabi :) Saat, mekan ve cinsiyet üçgeninden değerlendirince saydığım bu fantastik film karelerinin eşiti olarak genel tanımlar literatüründen tehlike tanımı çıkıyor karşıma. Daha doğrusu olası tehlike. Doğrudur, vardır böyle bir şey. Beraberinde açlık ve öfke de getirir ama. Şöyle ki ara sokaklarda yürüyebilmek, kalabalıklar içinde istediğin kadar gezdiğin yerlerin bi de insansız hallerini görmek, karanlıkta karşıdan gelen insanı korkuyla değil de merakla tahminlemek, resmetmek vesaire vesaire. Tehlikeli etiketini almışlara duyulan arzu. Yasak elma merakı mı acaba, böylesi bi açlık mı ya da cinsiyetinin harcı değil diyene meydan okuma isteği mi, 'kork emi' diyene gizliden nanik çekme isteği ya da. Sonuçta elmaya acıkma, korkutmaya karşı öfkelenme hesabı.
'Dip' lerin ganimetleri bunlar; böylesi durumlara aldırmama, en fazla ölürüm fikri peşimde olan... en fazla?
Sahi niye yazdım bunları? Bilmem. Boşluğa sesleniyorum ya, yazmazsam DOLMAZ.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder